Mesnevi’den Seçmeler

ÖN SÖZ

Mevlânâ’nın Mesnevî’si sekiz asra yakın bir zamandır gelişmek ve olgunlaşmak arzusu taşıyanlar tarafından okunan veya dinlenen bir eserdir. Bu uzun zaman diliminde ondan yararlanmak için birçok usul ve yöntem oluşturulmuştur. Açıklama, çeviri, özet ve seçme gibi özellikler taşıyan Mesnevî üzerindeki çalışmalar, artık bir araya getirilemeyecek kadar çoktur. Bunların önemli bir kısmının, ülkemizin bilim ve kültür dünyasına ait olması sevinç kaynağımızdır.

Mesnevî’de bir yanda hikâyeler içerisinde günlük hayattan sahneler bulunurken, diğer yanda anlaşılması ciddî birikim isteyen bilimsel, dinî ve tasavvufî konular yer almaktadır. Mesnevî’nin bir kültür ve gelenek hazinesi olduğu da bir gerçektir. Bu gerekçelerle son asırda Mesnevî üzerinde çeşitli ülkelerde çok sayıda bilimsel çalışma yapılmıştır.

Ayrıca büyük bir hacme sahip olması ve her seviyeye uygun konular içermesi sebebiyle Mesnevî’den birçok dilde yüzlerce seçme yapılmıştır. Bu seçmeler sayesinde her yaştaki ve her bilgi seviyesindeki kişilerin Mesnevî’den yararlanma imkânı doğmuştur.

Eldeki seçme hazırlanırken lise ve üniversite çağlarındaki gençler göz önüne alınmış, ancak Mesnevî’nin genel ve üstün özelliklerinin de bu seçmeye yansıması arzu edilmiştir. Bu nedenle okuyucu bazen güçlüklerle karşılaşabilir. Ancak eserin ve konuların önemi hatırda tutulduğunda bu engel dikkatle ve kolaylıkla aşılacaktır.

Mesnevî’den Seçmeler’de Mesnevî’den aktarılan bölümler kısaltılmış konu veya hikâye başlıklarıyla sıralanmış, tarafımızdan eklenen birkaç başlık iki küçük çizgi arasına yerleştirilmiş, konu içerisinde yapılan kesintiler üç noktayla gösterilmiş ve konu sonlarında parantez içerisinde söz konusu bölümün Mesnevî’deki yerine, defter ve beyit numaralarına işaret edilmiştir. Konu başlıklarının altında ve iki küçük çizgi arasında yer alan eğik harfli cümleler, metnin ana fikrine işaret etmek için konulmuştur.

Bu seçme, Akçağ Yayınları arasında yayımlanan Mesnevî çevirisinden bazı küçük değişikliklerle hazırlanmıştır. Mesnevî’den Seçmeler’in Mevlânâ’yı ve Mesnevî’yi tanımada okuyuculara yardımcı olmasını dilerim.

Prof.Dr. Adnan Karaismailoğlu

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir